Bugün "blog" konuşacağız biraz...
İnternet
denen bu koca, bu her "şey" in olduğu dünyada "blog" kavramını
keşfetmeme sebep olarak gösterebileceğim ilk neden mutfaktaki
acemiliğimdir sanırım. Ben evlendiğimde yemek yapmayı hiç bilmiyordum.
Hatta evlenip evimizi tuttuğumuzda istediğim ilk şey internet
bağlantısı oldu. Bir de tehdit savurdum "yoksa aç kalırsın" diye...:)
Sonra
bir baktım blogculuk diye bir kavram var. İnsanlar "paylaşıyor"...
Fıtratımızda var bu, bilmek, bilinmek istemek... Tabi ki tek sebep bu
değil ama farkettim ki, çoğumuzun kaybolduğu günlük işler içinde
birileri ihtiyaç hissedip blog yazıyor ve bir şekilde mutlu oluyor. Bu
tam bana göre birşeydi aslında. Çünkü ben yazı yazmayı, notlar almayı
hep çok sevdim. O yüzden hep yazmak istedim ama iki temel problemim
vardı :
-Zaman sıkıntısı yaşıyordum ( 16 aylık bir kızım var ve 24 saat yapışık şekilde yaşıyoruz)
-Bilgisayarım yok:)
Hadi
ilkini hallettik diyelim, ikincisi de önemli sayılır değil mi?
Bilgisayar yok ama ipad var ( ki benim en yakım arkadaşımdır kendileri,
hediyedir bana, kıymetlidir) . Ipad de blog ne kadar yazılabilir, teknik
işler ne kadar halledilebilir bilmiyordum.
Benim
bir Ayşe ablam var tatlı bir yemek blogusahibi kendisi. Ona sordum,
blog açmalısın, iyi oluyor, kendi dünyan oluyor dedi..bu olumlu karar vermemdeki ilk adim oldu.(onunla alakalı
ayrı bir post hazırlayacağım inşallah)
Sonra
birgün bir yemek sitesinde linkini gördüm bu zarif bayanın. Tıkladım,
inceledim, sevdim. Hatta üstüne bir de mail attım. Anlattım derdimi,
blog açmak istiyorum ama dedim bilmiyorum yazabilir miyim...
Yüreklendirdi beni. Blog ayrı bir dünya oluyor, kafası değişiyor
insanın... Gerçekten öyle oldu, iyi ki açmışım.
Daha
bir ay bile olmadı ilk yazımı yayınlayalı. Bir hafta kadar sonra
arkadaşlarımı haberdar ettim bloğumdan.. Kimi "bakalım ne kadar devam
edebileceksin?" dedi, kimi "blog entellerin işi" dedi, kimi "zamanın çok
galiba" dedi. Hayır tam tersi. Ben kızımla o kadar meşgulüm ki, bu meşguliyetin içinde bir
terapiye ihtiyacım vardı. Yurt dışında yaşıyorsanız çok kiminiz kimseniz
olmuyor. Baktım rüzgarın önünde savrulan yapraklar gibiyim, geçiyor
gidiyor günler...en sonunda bir deneyeyim bakalım dedim ve açtım bloğumu.
Sadece
kızım uyuyorken yazabiliyorum ya da dışarı çıkıyorsak ve o kendine zarar
vermeyecek biçimde oynuyorsa... Ama bukadarı bile iyi geldi bana, sevdim bu
işi..
Ipad
de blog tasarımı zor oluyor biraz.. Ayrıntılara girip uzatmayacağım da,
geceleri eşimin bilgisayarından ve yapabildiğim kadarını da ipad den
idare etmeye çalıştım. Araştırdım, ne nasıl eklenir, blogger nasıl
birşeydir.... E benden bu kadar oldu. Sonra bahsettiğim o zarif bayanın
sitesinde bir duyuru gördüm. Şablon çekilişi yapacakmış... Duyurulur ben
de bu çekilişe katılacağım inşallah....:) belki bana çıkar ;)
Kendisine herşey için çooook teşekkür ediyorum....
Şablon çekilişi ile ilgili bilgi almak ve bu zarif bayanla tanışmak için tıklayın...
