15 Haziran 2013 Cumartesi

Parantezsizlik...

Her insan korkar mı yanlış anlaşılmaktan? 
Konuşurken açıklama yapma isteği bütün insanlarda var mıdır? 
Hele ki derdimizi anlatıyorsak nasıl da açıklamalar yaparız, öyle değil mi? 
'Böyle olduğundan şöyle oldu, şöyle olduğundan da böyle...'
Eğer bir de suçluysak bilemeyiz nasıl ikna edeceğimizi, açıklamaları dizeriz arka arkaya, bahane uydurduğumuzu hissetmesin diye ordan burdan laf getiririz....

Parantezler açarız yani, yetmeyen cümlelere...
Dipnotlar düşeriz sayfa altlarına...

Bitmez anlatmalarımız, nefsimiz için olan avukatlığımız...

Parantez lazım insaoğluna, açıklamalar yapsın karşıdaki bizi yanlış anlamasın diye.....

Ben sevmiyorum parantezleri.. Açıklma yapmasam, ben anlatmadan bilse, beni gerçekten anlasa, söylediklerimi zaten biliyor olsa, kalbimdekilerden, hem de benim bile habersiz olduklarımdan haberdar olsa...

Ve ben ona gittiğimde kelimelerin yükünden kurtulsam...

Biliyorum anladınız demek istediğimi, dua etmekten bahsediyorum...

Parantezsiz konuşabildiğim, en yakınım, en gerçek dostum, anlatacaklarımı zaten bildiği gibi, istediğim herşeyi -bana gerçekten lazımsa- verebilecek olandan bahsediyorum...

Kabir azabından korunmamız için her akşam okumamız tavsiye edilen Mülk suresinde ne buyuruluyor bakın:

“13 – Sözünüzü ister içinizde gizleyin, ister açığa vurun, hepsi birdir. Zira Allah gönüllerin künhünü dahi bilir.
14 – O yarattığı mahlûkunu hiç bilmez olur mu?
(İlmi herşeye nüfuz eden, herşeyden haberi olan) latîf ve habîr O’dur.”

Ben çok seviyorum bu ayeti. Bir yerde de bu ayetle edilen duanın makbuliyetinin fazla olduğunu okumuştum.

Herşeyi zaten biliyor!

Ne diyor Mektubatta:

"Dua eden adam anlar ki, Birisi var onun hatırat-ı kalbini işitir"

Ve bunun için dua edilir. O'nunla konuşmak için...

Bizim elimizi kaldırıyor oluşumu O'nun bize 'buyur kulum' demesindendir zaten...

Başka bir ayet:" Duanız olmasa ne ehemmiyetiniz var"

Çok ciddi bir söz bu aslında. İsterseniz tersten bakalım:

Duan yoksa önemsizsin. Namazı bitirip elini kaldırmadan seccadeni topluyorsan mesela... Gece yatıp sabaha kadar uyuyorsan ya da... En kıymetli zamanları kaçırıyorsan yani, O'nunla paylaşmıyorsan.... Ehemmiyetsizsin!

Neden bu kadar önemli peki? 

Dua eden adam acizliğini kabul etmiş demektir.  Dua eder çünkü ihtiyaç hisseder, bu his de acizliğini kabul edince gelir... Secde bu yüzden Yaradana en yakın yerdir; aciz olduğumuz, küçülebildiğimiz kadar küçüldüğümüz için... Ve bu yüzden de kıymetlidir namaz... İçinde 80 kere secde olduğu için...

Yine tersten bakalım mı? 

Dua etmeyen, ihtiyaç hissetmiyor demektir, ihtiyaç hissetmeyen kendini büyük gören demektir, kendini büyük görende hakim duygu kibirdir ve kibir; şeytanı şeytan yapmıştır!

Çok matematiksel bir anlatım oldu ama öyle matıklı gerçekler ki bunlar... 

Yine bir alim sözü:

"Bir kul helak edilecekse kalbinden önce dua etme isteği alınır"

Ellerimizi kaldırmadan kalkmayalım seccadeden...

Unutmayın, parantezlere ihtiyacınız yok:)




8 yorum:

  1. Rahman razi olsun..hep boyle yaz olur mu?

    YanıtlaSil
  2. Dualarda bulusabilmek duasiyla..
    Allah razi olsun..yine cok manidar bir anlatim..
    Dua ile

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah. Aslında en güzelbuluşma şekli o da...:)

      Sil
  3. Süpersin .Yüreğine, gönlüne,sevgine,kalemine sağlık.Allah razı olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin cümlemizden olsun Rabbim, yazdlıklarımızın şuuruyla yaşatsın inşallah

      Sil
  4. Parantezsiz anlasilanlardansin zaten Kubracigim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, inşallah öyledir:)

      Sil

Okuduğunuz yazının son kelimesine geldiğinizde aklınıza geleni bilmek beni gerçekten mutlu eder...
Ayrıca;
Yaptığınız Yorumun Cevabını Mail Adresinize Gelmesini İsterseniz Yorum İletisinin Sağ Altındaki " E-Posta yolu ile abone ol" tıklamanız yeterlidir.