Sayfalar

26 Nisan 2013 Cuma

Geçerken Uğradık, Mutlu Olduk

Ne geçmişi değiştirmeye, ne de şimdiden geleceğe müdahele etmeye gücü olmayan insanoğlu sahip olduğu tek şeyin içinde bulunduğu o "an" olduğunun farkına varsa...

Farkına varsa da, içinde bulunduğu o "an" için verilmiş olan yeterli miktardaki sabrı geçmişe ve geleceğe dağıtmasa...

Dağıtmasa da, boşuna zaten kolay olmayan bu hayatı daha da zorlaştırmasa....

Yüzlerce bilinmeyenden oluşan bir denklem gibi hayat, önemli olan nerede duracağına karar vermek... 
Sahip olduğun o "an" sermayesini en iyi şekilde kullanmak...

Elbette ki kolay değil insanın kendini sürekli motive etmesi ama buralarda daha iyi anladım ki, mutlu olmak için ille de çaba gerekiyor... Mutluluklar ucuz da olsa, onları alabilmek için niyet ve doğru bakış açısı gerekiyor...

....

Çocuk yetiştirmek hem maddi hem manevi anlamda zormuş gerçekten. Onun dünyasına inebilmek, aslında doğal olan tepkilerini , masum ihtiyaçlarını anlayamamak... zormuş.... Güzel kızım, hep oyun oynayamam, hep seni kucağımda taşıyamam, uykun varsa yapman gereken şey çok basıt; uyuyacaksın, karnın açsa bak bu ağzına koymak istediklerime izin vereceksin... Bu düşünceler kelimelere terfi hakkına sahip değil malesef... Şükretmeyi beceremeyince insan, bazen gerçekten zor oluyor...

.......

İşte böyle zor bir gündü. Ne yapacağımızı bilemedik, o sıkıldı ben sıkıldım, ben sıkıldım, o sıkıldı... Evlere sığamadık, attık kendimizi dışarı. Nereye gideceğimize karar veremeden arabaya bindik ve yol kenarında bu şirin parkı gördük. Uçuşan kuşlar, ağaçlarda gezinen süper hızlı sincaplar, belki sadece yürümek ona iyi gelecekti biliyordum. Biliyordum da neden çıkmadım evden kaç saattir, neden üşendim???
Sanırım yarım saat kadar gezindik... O iyi oldu, ben iyi oldum, ben iyi oldum, o iyi oldu... Pek ucuz bir mutluluktu.... Kızdım kendime; bazen sanki gergin olmak istiyorsun da o yüzden sebep üretiyorsun diye....

İşte o mini park gezimizden mini fotoğraflar....




Bu ördekler bizimkilerden biraz farklı, ilk gördüğümde çok şaşırmıştım. Şimdi itiraf edin; Türkiye'de böyle sahipsiz bir parkta, gayet etine dolgun bu ördekleri kendi hallerine bırakırlar mıydı sizce :)


Hepsini  gözükmese de ördek ve peşindeki yavruları pek şirindi.... 

Burdaki ağaçlarda bu sarkan otlardan çok fazla var. Değişik bir hüzün veriyorlar ağaca.




 Bu kuş parktan değil, giderken yol kenarında gördüm arabayı durdurup çektim. Ne kadar güzel değil mi...

 Bu da başka narin bir kuş....Epey uzaktaydı, zoom yapınca renkler pek güzel olmadı

 Bu kuşlar nedense bizim orada burada gezinen tavukları hatırlatıyor bana:)

 Fotoğrafa dikkatli bakın. Kuşun ayağındaki balığı göreceksiniz. Gözümüzün önünde kaptı sudan...



 Baharsızlıktan bahsetmek için erkenmiş sanırım


 Bu foto başka bir yol kenarı parkından ama paylaşmak istedim... ''Timsahları Beslemeyin'' yazıyor levhada... Hem çok komik geldi hem de korktum biraz.. Sanki martılara simit atmaktan bahsediyorlar. Daha  öce bu konuya değindiğim için kısa kesiyorum...

Her yerdeler, her yerde....


 Bizden bu kadar...:)
Hepinize, küçük sermayelerimizin hakkını verebildiğimiz günler diliyorum:)

4 yorum:

  1. Blogun hayirli olsun kubracim, yazilarini okumaya basladim ve sanki senin sohbetini dinliyormus gibi hissettim. Cok samimi yazmissin.
    Allah razi olsun.
    Ayrica bu hangi park merak ettim.gitmediysek bizde gidelim.
    Selamlar
    Gul

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağolun ablacım. Üniversitenin içindeki park burası

      Sil
  2. Ablacim, yazdiklarini okumak cok iyi geldi bana. Güzel yüzün ve tatlı tatlı bize anlattıkların geldi gözümün önüne. Sen çok özlemişim öpüyorum seni ve yavrunu. elife

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım bebim ben de seni çok özledim ya:( inşallah herşey yolundadır hayatında...

      Sil

Okuduğunuz yazının son kelimesine geldiğinizde aklınıza geleni bilmek beni gerçekten mutlu eder...
Ayrıca;
Yaptığınız Yorumun Cevabını Mail Adresinize Gelmesini İsterseniz Yorum İletisinin Sağ Altındaki " E-Posta yolu ile abone ol" tıklamanız yeterlidir.