Sayfalar

2 Mayıs 2013 Perşembe

Özgürlük Heykelinde Namaz Kılmak

Bu bloğu açtığımdan beri internette -öylesine- takılamaz oldum. Arada haber okur, tweeter da gezinir, başta yemek blogları olmak üzere birkaç siteye girerdim. Hele facebookta aktifken farkında olmadan dakikalarımı harcardım....Şimdi ise internet benim için bu blog haline geldi sadece, çünkü bulabildiğim her vakti (zaten çok olmuyor) buraya harcıyorum. Böylelikle aslında internette de ne kadar boş vakit geçirdiğimi anlamış oldum. Meğer o sürede başka birçok şey yapılabilirmiş...
Şimdi benim sağ tarafta gördüğünüz kategorilerim var ya, istiyorum ki hepsini dengeli bir şekilde götüreyim. :) Bu bağlamda gezi notlarını da boş bırakmak istemiyorum... Gel gelelim çeşitli sebeplerden dolayı öyle çok gezmeye vaktim yok. Ben de düşündüm dedim ki, neden önceki aylarda gördüğüm yerleri paylaşmayayım ki? Sonuçta okuyanlar için şimdi gitmişim ya da önce ne farkedecek? :) Hem ormanpark nereye kadar değil mi? :)

Biz güneye gelmeden önce Amerika'nın kuzey taraflarında yaşıyorduk ve yakın coğrafyada olan Özgürlük Heykeli, Niagara şelalesi, Manhattan, Pensilvanya gidip görme şansına sahip olduğumuz yerlerdi. Ben de diyorum ki, zamanla bu güzel coğrafyalara ait fotoğraf ve duygularımı paylaşayım sizinle:)

İşte bu niyetlerle oturdum bugün klavyenin başına ve ilk olarak sizi Amerika'nın simgesi haline gelen özgürlük heykeline götürmek istiyorum.... 

Önce özgürlük heykeli hakkında kısaca bilgi verelim mi?

28 Ekim 1886 yılında yapılmış olan bu heykelin ana maddesi bakır ve Fransa'dan gönderildiği için hafif olsun diye içi boş yapılmış... Renginin yeşil olmasının özel bir sebebi yok sadece zamanla yeşermiş:) Heykelin kendi boyu, tepeden meşaleye kadar 46 metre. Alttaki taş yapıyla uzunluğu 93 metreye çıkıyor. Toplam ağırlığı 204 ton. Heykelin Sultan Abdulaziz tarafından yaptırıldığı iddia edilse de Tarihçi Mustafa Armağan Osmanlının o dönemki mali durumunun bunun altından kalkamayacağı görüşünde. Fransa bu heykeli Süveyş kanalının Akdeniz girişine yerleştirmek istemiş ama Osmanlı bunu kabul etmeyince, heykel Amerikaya hediye edilmiş. 

Bu kadar ansiklopedik bilgiden sonra, kendi görüşlerimi söyleyeyim: Amerika çok güzel bir ülke kabul ama bence güzelliğinden fazla reklam yapıyor. Bu heykel de evet kocaman, içinden metrelerce yukarı çıkıp limanı görebiliyorsun ama o kadar. Sadece özgürlüğün simgesi haline getirmişler belki manevi değeri var diyebiliriz:) Bir de şu enteresan; Avrupa'dan gelenler ilk buraya getirilir ve sağlık kontrolü yapıldıktan sonra ülkeye girişlerine izin verilirmiş. Bu küçük adacıkta yanlış hatırlamıyorsam bir restoran, bir de müze vardı sadece.

                                      
                                           






Bu gemilere binip gidiyorsunuz heykele....




Heykelden bakınca da bu manzarayı görüyorsunuz....





 


 


 

Gerçekten çok karlı bir gündü o gün.. Buralarda ne kadar da hasret kaldık kara... Bir de restoranın bahçedeki masaları gerçekten çok şıktı...




Bu kuş insanlara o kadar alışmış ki, tabağınıza konuyor ve her an sizi ısıracak gibi duruyordu. Her ne kadar burda çok asil görünse de biraz yapışık bile sayılabilirdi:)




Hımm evet, özgürlük heykeline gitmişken bu ülkenin ne kadar özgür bir ülke olduğunu kanıtlayalım dedik:) Aslında mecbur kalmadıkça dışarda namaz kılmam ama zaman daralınca, en tenha yer de heykelin arka tarafı olunca burda namaz kılmıştık. Eşim de, özgürlük heykelinde namaz kılmak anlamlı gelmiş olacak ki:) fotoğrafımı çekmiş:
Dikkatle bakarsanız namaz kılan silueti görürsünüz:)







Yeryüzünde her taş, her toprak hakediyor üzerine secde edilmeyi öyle değil mi???















7 yorum:

  1. Harika fotoğraflar ve harika bir anlatım ben gezilen yerleri.okumaya bakmaya bayılırım kendim gidemediğim.için en azındano şekilde bilgi sahibi.olabiliyorum çok beğendim hele o kuş masalar ve son olarak orada namaz kılan fotoğrafın üstüne imzanıeklemelisin alınmasın diye çok özel anlamlı bence..bu güzel post için teşekkürler sevgiler

    YanıtlaSil
  2. Çok teşekkürler haklısınız şu imza meselesine alışamadım daha. İlk fırsatta eklerim inşallah

    YanıtlaSil
  3. Allah razı olsun.Bu manzarayı bizlerle paylaşmanız inanın beni çok mutlu etti.Bu fotoğraflarda çok güzel çok duygulandım.

    YanıtlaSil
  4. sen heycanlı heycanlı anlatıyorsun ya beni de heycanladırıyorsun:)diğer yazılarını sabırsızlıkla beklıyor olacağım:)senden örnek alarak bende blog açtım ilk fırsatta da senden bahsedeceğim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bekle tabi... Bir iki güne niagara yı da koyacağım inşallah. Baktım bloğuna. İlk yazı güzel olmuş ama sanki biraz daha güncelleyebilmelisin;) şaka şaka daha yeni başlamışsın belli, iyi geliyor blogla ilgilenmek tavsiye ederim...

      Sil

Okuduğunuz yazının son kelimesine geldiğinizde aklınıza geleni bilmek beni gerçekten mutlu eder...
Ayrıca;
Yaptığınız Yorumun Cevabını Mail Adresinize Gelmesini İsterseniz Yorum İletisinin Sağ Altındaki " E-Posta yolu ile abone ol" tıklamanız yeterlidir.